Çocukları hastalıklardan nasıl koruruz? Çocuklarınızı 7 Adımda Hastalıklardan Koruyun

Okulların açılması ile birlikte çocuklar daha çok bir arada oluyor ve daha fazla bulaşıcı hastalık riskine maruz kalıyorlar. Bu hastalıklardan biri de çocuktan çocuğa hızla bulaşabilen el-ayak-ağız hastalığı. Bu nedenle okulun ilk günlerinden itibaren gerekli hijyen tedbirlerini almak büyük önem taşıyor. Peki çocuklarımızı hastalıklardan nasıl koruyabiliriz, neler yapabiliriz?

Editor: Ahmet Ali Bilgiş
13 Eylül 2017 - 16:08

Okulların açılması ile birlikte çocuklar daha çok bir arada oluyor ve daha fazla bulaşıcı hastalık riskine maruz kalıyorlar.  Bu hastalıklardan biri de çocuktan çocuğa hızla bulaşabilen el-ayak-ağız hastalığı. Bu nedenle okulun ilk günlerinden itibaren gerekli hijyen tedbirlerini almak büyük önem taşıyor

El–ayak-ağız hastalığı, yüksek ateş, iştahsızlık, boğaz ve karın ağrısı, vücutta döküntü gibi belirtilerle kendini gösteren ve çabuk bulaşabilen bir hastalık.

El–ayak-ağız hastalığında, kişinin bağışıklık sistemine göre hastalık seyrinin değiştiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı  , hastalığın hızla yayılmaması için hijyen kurallarına özen göstermek gerektiğini vurguladı, el-ayak-ağız hastalığı hakkında şunları söyledi:

GEÇMEYEN ATEŞE DİKKAT!

“Yüksek ateş, bademcikte kızarıklık, ağız içinde aft ve ciltte döküntü halinde kendini gösteren el-ayak-ağız hastalığı, çocukların el, ayak ve bileklerinin neredeyse tamamını kırmızıya boyamaktadır. 1-2 günlük ateşli dönemi takiben ya da ateşle beraber; el ve ayak içleri, ayak tabanları, bez bölgesi, gövdede ayrıca ağız içinde ortaya çıkan ağrılı ve kaşıntılı olabilen içi sıvı dolu kırmızı döküntüler görülür. Pütür pütür olarak tanımlanan bu kırmızı döküntüler, kasıklarda, kalçada, dizlerin arkasında ve genital bölgede de görülebilir. Döküntüler ve ateş 5-6 gün sürebilir ve 38 C ila 40 C arasında değişkenlik gösterebilir. Ağız içinde oluşan aftlar nedeniyle yutma güçlüğü ve beslenme isteksizliğiyle sıklıkla karşılaşılmaktadır. Döküntüler kaşıntılı ve ağrı verici olabilir. Hastaların çoğu kendiliğinden iyileşme gösterirken, beslenme güçlüğü ve ateşin geçmediği hastalarda yatarak sıvı tedavisi gerekebilir.

 YETERLİ MİKTARDA SIVI ALINMALI

Özellikle uygulanan bir tedavisi olmayan ve kendi kendini sınırlayan hastalık, 1 hafta kadar süreyle bulaşıcılığını sürdürür. Bu hastalıkta ateş ve ağrı giderici olarak parasetamol ve ibuprofen içeren şuruplar önerilir. Döküntüler kaşıntılı ise kaşıntı giderici losyonlar fayda edebilir. Ilık sabunlu suyla yıkanmanın zararı yoktur. Yutma güçlüğü olan çocukların muhallebi, yoğurt, çorba gibi ılık ve yumuşak besinlerle beslenmesi ve yeterli miktarda sıvı alımının sağlanması için bol bol su içmeleri önerilir. Ağız içine uygulanan lokal antiseptik ve analjezik içeren diş jelleri çocukların beslenmesini daha konforlu hale getirebilir.”

 

 

​​​​​​​

Loading...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Sokaklardaki mini spor salonları görenleri şaşkına uğrattı
Sokaklardaki mini spor salonları görenleri şaşkına uğrattı
Açılan müzenin ziyaretçilerine yöresel ikramda bulunuldu
Açılan müzenin ziyaretçilerine yöresel ikramda bulunuldu